25 Haziran 2011 Cumartesi

Harvard'lı Profesör-Terörist Nam-ı diğer Unabomber


Good Will Hunting filmini izledikten sonra ekşide ilgili başlığa bakarken dublajda oturma organından ilham alma yoluna başvurulduğu gibisinen dert yanan bir üye benim "bilardocu" olarak duyduğum kelimenin filmde "unobomber" olarak geçtiğini söyler. Oradan da bu sıradışı adamın hayatını okurken buldum kendimi.

Harvard'lı bir profesörün dağ evine kapanıp elektrik bile olmayan bir yerden çeşitli bilimsel kuruluşlara bombalı mektuplar göndermesi heralde size de ilginç gelecektir.



"Theodore John Kaczynski (unabomber) (d. 22 Mayıs 1942, Chicago, Illinois), ABD'li Matematikçi, anarşist teorisyen ve terörist. Harvard Üniversitesinden mezun olduktan sonra Michigan Üniversitesinde matematik alanında doktora yapmış, Berkeley Üniversitesinin o döneme değin en genç öğretim üyesi olarak görev almıştır."

Filmde adamın adının anılmasının nedeni dünyanın en prestijli okullarından olan MİT'de
paspasçı olan çocuğun okuldaki tüm öğrencilerinden daha zeki olduğunu keşfeden bir hocanın(türk filmleri gibi gelmiş olabilir ama izlediğim en güzel filmlerden biridir) psikolog arkadaşını matematikçi vs. olmaya ikna etmesini istemesi üzerine psikologun "Ted Kaczynski gibi mi olsun" şeklinde adamı susturması.

E zaten adamı bu kadar meşhur eden de buraya konu eden de adamın harvardlı bir profesörün anarşist bir bombacı olması. :)

Bombacımızın ayrıntılı biyografisini şuradan okuyabilirsiniz

Manifestosunda ilginç tezler var:
Teknolojinin "kötü" tarafları "iyi" taraflarından ayrılamaz *
Endüstriyel toplumun özgürlük lehine yeniden düzenlenmesinin olanaksızlığının diğer bir nedeni ise, çağdaş teknolojinin, bütün parçalarının diğerine bağlı olduğu bütünlüklü bir sistem olmasıdır. Teknolojinin "kötü" taraflarını atıp sadece "iyi" taraflarını bırakamazsınız. Çağdaş tıbbı ele alalım. Tıp bilimindeki ilerlemeler, kimya, fizik, biyoloji, bilgisayar bilimi ve diğer alanlardaki ilerlemelere bağlıdır. İleri düzey tıbbi tedaviler, yalnızca teknolojik açıdan gelişkin, ekonomik açıdan zengin bir toplumda bulunabilen, pahalı ve yüksek teknoloji ürünü bir donanım gerektirir.

Tıpta ilerleme, teknolojik sistemin diğer parçaları olmadan da sağlanabilseydi bile, birtakım kötülükleri beraberinde getirecekti. Örneğin, şeker hastalığının tedavisinin bulunduğunu varsayalım. O zaman şeker hastalığına genetik bir eğilimi olan insanlar da diğerleri gibi yaşayabilecek ve üretebilecekti. Şeker hastalığına karşı doğal seçim azalacak ve bu tür genler bütün topluma yayılacaktı. Toplumun genetik yapısının bozulmasıyla başka bazı hastalıklara karşı hassasiyet de değişecektir. Tek çözüm bir tür öjenik (Öjeni: İnsan ırkının soyaçekim yoluyla islahına çalışan bir bilim dalı) programı veya yaygın genetik mühendisliği olacaktır. Böylece insan, doğanın veya şansın veya tanrının (dini ve felsefi görüşünüz neyse) bir yaratısı değil, işlenmiş bir ürün olacaktır. Eğer büyük devlet babanın hayatınıza şu anda fazla karıştığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, siz asıl devlet, çocuklarınızın genetik yapısını düzenlemeye başladığında görün olacakları..


Ve manifestonun en vurucu kısmı(aynı zamanda son paragrafı)
Yanında bir fıçı şarapla oturan bir alkolik düşünün. Onun kendi kendine şunları söylediğini farzedin: "Aşırıya kaçılmadan içilirse şarabın zararı yoktur. Hatta dediklerine göre az miktarda şarap faydalıdır bile! Eğer sadece ufak bir kadeh içersem bana bir zararı dokunmaz.." Daha sonra ne olacağını hepiniz biliyorsunuz. Teknolojik toplumun aynen bir fıçı şarabın yanıbaşındaki bu alkoliğe benzediğini asla unutmayın!


Aslında çoğu kişi farketmeyecektir ama neredeyse aynı tez "Fight Club" filminde de var. "narrator"un uyuyup Tyler'ın ona "Hayatın boyunca üzerinde olacak deri giysin var. Sears kulesini saran sarmaşıkları tırmanacaksın. Tepeden aşağıya baktığın zaman sadece un yapan ya da asfalt yolda et kurutan minik insanlar göreceksin." gibisinden şeyler söylediği sahnede Tyler benzer şeyleri ifade ediyor.(Kitapta daha derinlemesine işlenmiş) Yani Dünyanın kurtuluşunun medeniyetin yokedilmesine bağlı olduğu tezi.. Günümüzdeki çevreci uğraşların yeterliliğine bakarsak çok da haksız sayılmazlar bence.

Son olarak; gerçek hayattaki kısmi Tyler Durden, filmdekine pek benzemiyor değil mi? :)

5 yorum:

  1. Uzun zamandır bu denli tatmin edici bi şey okumamıştım =)

    YanıtlaSil
  2. nam-ı diğer "bilardocu"
    (bkz. Good Will Hunting Tr Dublaj)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şuku.
      dublajı yaparken neyin kafasıyla çevirmişlerse artık.

      Sil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil