2 Şubat 2012 Perşembe

Uzaylı Gibi Düşünmek Ve Uzaylı Sevgili

Yazıyı okumaya başlamadan önce hazırlık olarak bu bağlantıya tıklayarak biraz takılın ve sonrasında müziği ile bu yazıyı okuyun derim.

Soğuk ve yağmurlu bir kış akşamıydı. Öfkeli gökyüzü, yağmur damlacıklarını odamın penceresine serpiştiriyor, yerçekimi de onları hunharca yarıştırıyordu. Satürnün halkası dünyaya dar açı yaptığı için balık-kova burçları çiftlerinin kavga ettiği hatta boşanma kararı aldığı bir akşamdı. Keşke satürnün halkası geniş açıyı bozmasaydı.



500 yıl önce; resimde gördüğünüz aztek uygarlığının sultanı 2. Maktezuma 1517 yılında geçen dev kuyruklu yıldızın gelişini bilemeyen ve izahını yapamayan astrologlarını yani hepsini öldürtmüş ama halen astrolojiye yani yanıbaşındaki onca etken varken maddi sıkıntıları, cinsel yaşamı vs. konusunda kabaca 150 milyon kilometre uzaktaki neptünün payı olduğuna inanan gezegenin yüz karası gerizekalı türdaşlarım mevcut.

Neyse, konumuza dönelim iste o akşam Youtube'de Donnie Darko filminden şu sahneyi izlerken ve o tavşan kılıklı karakteri uzaylı sandım ve söyledikleri çok hoşuma gitmişti. Sanat özneldir derler ben de sahnedeki iki cümlelik replikten adamın uzaylı olduğunu, adama uzaylı empatisi yaptırarak bu tekdüze giyim tarzının (hatta tam olarak aklıma takım elbise gelmişti) bir marslı ya da başka biyerli biri tarafından ne kadar aptalca bulunacağını düşündüm.
Mevcut anatomisine uygun, işlevsel bir sürü kombinasyon türetilebilecekken herkes gömlek kravatla dolaşıyor. sanki tarlada yetişmişiz ya da seri üretimiz gibi.

Empati denen olayın bokunu çıkarıp kendinizi uzaylı yerine koyduğunuzda daha birçok mantıklı ya da normal gelen şeyin ne kadar aptalca bir görüntü aldığını göreceksiniz.
Mesela teolojiye göre Adem babanın oğlu olan bizler ya da evrime göre yine kardeş olan bizler aptal nedenlerle birbirimizle savaşıyoruz.
Matrix filminden gene alakasız bir replik de dünyayı gözlemleyen bir uzaylının ağzından çıkacak sozler gibi:

"Türlerinizi sınıflandırma düşüncesine kapıldığım bir gün aslında sizin bir memeli olmadığınızı anlayıverdim. Bu gezegendeki her memeli içgüdüsel olarak kendini kuşatan çevresiyle doğal bir denge oluşturur ama siz insanlar bunu yapmıyorsunuz. Siz belirli bir alana yerleşip çoğalıyorsunuz sonunda doğal kaynaklar tükeninceye kadar devam ediyorsunuz. Hayatta kalmak için yapabileceğiniz tek şey; oradan ayrılıp başka bir alana yerleşmek oluyor. bu gezegende aynı yöntemi kullanan başka bir organizma daha var. Ne olduğunu biliyor musun? bir virüs. Yani insan turu bir hastalık. sız bu gezegende bir hastalık gibisiniz, bir tür salgın. Ve biz de bu gezegenin ilacıyız."


Aslında bu yazıyı "uzaylı bir sevgili ayarlamak" üzerine yazacaktım ama yine alakasız yerlere gitti. Neyse zorlamayla da olsa konuya dönelim o zaman;
Artık bir uzaylı gibi düşünmeye başladıysanız ve dünyalı karşı cinslerinizden sıkıldıysanız bir gün onlarla iletişim kurduğumuzda bu yazının faydasını görerek ve
uzaylı kızlara "uzaylı ruhundan anlıyor bu adam" dedirtebilirsiniz. "asl" ya da "cam var mı?" demeden önce yaşını ve kilosunu sormak isteyebilirsiniz. Bu durumda yaş ve kilo kavramlarının bizim dünyamız için sabit olduğunu ama gezegene göre değiştiğini hatırlamakta fayda var. Mesela jüpiterli bir hatun size 160 kiloyum dediğinde siz onun kum saati gibi bir kız olduğunu düşünmelisiniz. Tabii 3 memesi ve antenleri olabilir onu cam açana kadar bilemeyiz. Bu işlemleri astronom olmadığınız için yapabileceğiniz iki hesap makinesini de şimdiden ayarladım:
Yaş
Kilo

Yazıyı özellikle sonlarına doğru saçma bulabilirsiniz
doğrudur ben bile şunu
düşündüm.

2 yorum:

  1. yaşı kiloyu salla da, bana şu dersanede masa tenisi topunu kullanarak hazırladığın sis bombasının tarifini ver, mars'da da işe yarıyo olsun :)

    YanıtlaSil
  2. Pinpon topu yanma için gereken oksijeni kendi molekülleri içinde barındırır bu yüzden marsta da işe yarar :)

    YanıtlaSil